Türkiye nehirler ülkesidir.Doğudan batıya,güneyden kuzeye.
Fırat,Dicel,Menderes, Gediz,Seyhan, Ceyhan,
Sakarya,Yeşilırmak ve Kzılırmak.
Haziran sonunda Kızılırmak deltasındaydık.
Kızılırmak, Sivas-Kızıldağ’ dan doğar.
Kayseri, Nevşehir,Kırşehir derken
uzun bir yoldan sonra ver elini Karadeniz.
Samsun- Bafra-dolaylarında Karadeniz’e kavuşur.
Antik çağın Puara’sı (Ulu ırmak) Karadeniz’e varmadan
Kızılırmak Deltası sulak alan ekosistemi oluşturmuş.
Kızılırmak Deltası doğal hayatı korunduğu bir alandır.
Bu gün RAMSAR ALANI statüsünde.
Geriye dönüp baktığınızda Kızılırmak deltası
tam bir doğal zenginlik müzesi.

Gezinti alanları çok iyi düzenlenmiş,
ayrıca bisikletle gezinmek mümkün.

Çeşitli büyüklükteki göller, sazlık-bataklık alanları,
Kumullar, su basar ormanları tüm canlılar için
Vazgeçilmez bir yaşam alanı.

Göller haritası

Su basar ormanlarında
Sadece yaşam alanı değil Samsun yöresi turizmin
ana ekseni.
Ayrıca balıkçılık, tarım ve hayvancılık-mandacılık-,
saz üretimi ile bölge ve ülke ekonomisine değer katar.
Deltada gözle görülen kuşları izlemeye doyamıyoruz.
Şimdiye kadar tespit edilen kuş türü üç yüzden fazla.

Kızılırmak Deltasında, kuşlar hem üreme,
kışın da konaklar.
Kuş göç yolu duraklarından biri.
Kuş gözlemcilerinin durağı.
Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nde,
iki Kuş Gözlem Kulesi var.
Delta gezimiz sırasında ziyaretçi merkezinde
Samsun Belediyesi üstü açık otobüslerle
Çok başarılı ve heyecanlı anlatımı ile
Kuş Cenneti rehberi DOĞUKAN KUŞ rehberliğinde dolaştık.
Her milli parka Doğukan Kuş gibi bir rehber gerekli.
Hem işini biliyor, hem heyecan duyuyor.
En önemlisi de milli değerlere sahip çıkıp koruma
misyonuna sahip bir belediye çalışanı.
Bravo Sevgili Doğukan Kuş!

Alanda o kadar çok kuş türleri var ki;
balaban, erguvani balıkçıl, kaşıkçı, ördekler,
turna, saz horozu ,bataklık kırlangıcı ve
dikkuyruk….
Alanın tek sahibi kuşlar değil.
Dikkat çekici bir şekilde yılkı atları.
Bir de özgür gezen mandalar.
Mandalar bataklıklarda keyif çatıyor.
Kimisi otlanırken, bazıları sulak alanlarda
yarı çamura belenmiş şekilde iri gövdeleri ile
bir safari turundaymış gibi heyecanlandırıyor.
Mandaların ilginç hikayesi ise;
Manda sahipleri baharda mandalarını
deltaya bırakırlar,
soğuk havalarda ise ahırlarına götürülermiş.
Manda sütü için sağıcılar gelip sütlerini sağarlarmış.
Mandacılık Türkiye’de Afyon ve
Samsun-Bafra yöresinde destekleniyormuş.
Afyon yöresi Manda kaymağı ile ticari bir ürün gamı yakalamış.
Samsunda da benzer çalışmalar olduğu sevindirdi.
Üstelik Bafra yöresi manda sayısı ile
Türkiye’de önde gelen belde.
Kuş Cenneti gezisi sonunda
ziyaretçi merkezinde kısa bir mola verdik.
Merkezde kuş cennetinin kuşları adlı
Yarışmalı bir fotoğraf sergisi vardı.
Fotoğrafcılar oloağanüstü enstanteneler yakalamışlar.
Capcanlı,rengarenk kuşlar…

Fotoğraf sergisinden
Manda sütünden yapılmış tereyağı, yoğurt ve
peynir inanılmaz lezzetli ve
üstelik piyasaya göre ucuzdu.
Mevsim itibari ile manda sütünden yapılmış
sütlü tatlını tadını doyamadık.
Doğal saleple yapılan
manda sütlü dondurma ise efsaneydi.
Kalbim Şu Kızılırmak deltasında
“özgür gezen mandalar Diyarı.
